Zeki Sarıhan
1972’de bilindiği gibi Mahir Çayan ve arkadaşları, Ünye Radar Üssünden İngiliz teknisyenleri kaçırarak Niksar’ın Kızıltepe köyüne götürdüler. Güvenlik kuvvetleri onların saklandığı evi sardı. Teslim olmalarını istedi. Onlar teslim olmadılar ve top atışlarıyla bunların onu cesetleri parçalanarak orada öldü. Onlarla birlikte teknisyenler de hayatlarını kaybettiler.
Devletin yasalarına göre suçları çok ağırdı. Teslim olsalardı veya diri ele geçirilebilseydiler herhalde Deniz Gezmiş ve iki arkadaşı gibi idamla yargılanacaklar ve asılacaklardı.
Bu gençlerin Kızıldere’deki cesetleri ne olacaktı? Bunların yakınları Kızıldere’ye gittiler, cesetleri askerlerden aldılar ve memleketlerine götürdüler. Hepsi için böyle mi oldu bilmem fakat Ertan Sarıhan’ın cesedini gene akrabalardan Hikmet Sarıhan alıp Fatsa’da Ertanların evine getirmiş olduğunu sonradan öğrendim.
Ertan’ın babası Dava Vekili Lütfi Sarıhan, uzun yıllar Fatsa’da CHP ilçe başkanlığı yapmıştı ve bu nedenle herkes ona “Şef” diyordu.
Ertan’ın cenazesine gitmek tabii cesaret istiyordu. Öyle ki evlerinin iki adım ötesindeki caminin imamı da cenaze namazını kılmayı reddetmişti. Fakat Beyceli köyünden yakın akrabaları Fatsa’ya indiler ve cenaze namazını da amcası Hakkı Hoca kıldırdı.
Ertan çevresinde sevilen bir insandı. Fakat onun Kızıldere olaylarına katılmasını değil anne ve babasının akraba ve komşularının hiç birinin tasvip etmediğine eminim. Daha sonra da bu olayı öven bir yayına ve söze rastlamadım.
24 Şubat 2016